Büromuz, Türk Medeni Kanunu ve ilgili mevzuat hükümleri çerçevesinde, aile ve miras hukukundan kaynaklanan uyuşmazlıklarda hukuki danışmanlık ve dava hizmeti sunmaktadır. Bu kapsamda, mal rejimi sözleşmelerinin hazırlanması, anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davalarının yürütülmesi, nafaka talepleri, soybağının kurulması, velayet ve vesayet süreçleri başta olmak üzere Aile hukukunun kapsamına giren tüm hukuki uyuşmazlıklarda müvekkillerin temsili sağlanmaktadır. Miras hukukuna ilişkin olarak ise vasiyetname ve miras sözleşmesi gibi ölüme bağlı tasarrufların hazırlanması, mirastan feragat sözleşmelerinin düzenlenmesi, mirasçılık belgesinin alınması, mirasın reddi ve terekenin tespiti ile mirasçılıktan çıkarma işlemlerinin yanı sıra, ölüme bağlı tasarrufların iptali ve tenkis davaları gibi miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların çözümünde hukuki destek sunulmakta ve dava süreçleri titizlikle takip edilmektedir.
Aile hukuku uyuşmazlıkları, tarafların kişisel ve ailevi durumlarını doğrudan ilgilendirmelerinin yanı sıra, kamu düzeniyle de yakından ilişkili olmaları nedeniyle kendine özgü hukuki şartlara ve usul kurallarına tabidir. Özellikle anlaşmalı boşanma protokollerinin kanunun aradığı şartları taşıması, çekişmeli yargılamalarda ise iddia ve taleplerin usulüne uygun şekilde ortaya konulması, uyuşmazlığın sağlıklı biçimde çözüme kavuşturulması bakımından önem taşımaktadır. Miras hukukunda ise ölüme bağlı tasarrufların şekil şartları, mirasçılık ilişkileri, hak düşürücü süreler ve terekeye ilişkin işlemler, tarafların hak ve menfaatleri üzerinde doğrudan sonuç doğurabilmektedir. Bu nedenle, gerek aile gerekse miras hukukuna ilişkin işlemlerde hukuki şartların ve sürelere ilişkin düzenlemelerin doğru şekilde değerlendirilmesi büyük önem taşımaktadır. Özellikle vasiyetnamelerin geçerliliği, mal rejiminin tasfiyesi, mirasın paylaşılması ve saklı paya ilişkin uyuşmazlıklarda yapılabilecek bir usul hatası veya süresi içerisinde kullanılmayan bir hukuki imkân, sonradan giderilmesi güç hak kayıplarına yol açabilmektedir. Bu yönüyle, aile ve miras hukukuna ilişkin uyuşmazlıkların somut olayın özellikleri ve uygulanacak mevzuat çerçevesinde değerlendirilerek, sürecin mümkün olan en erken aşamasından itibaren bir avukatın hukuki yardımıyla takip edilmesi, hakların etkin biçimde korunması bakımından önem taşımaktadır.