Ceza Hukuku

   

 Ceza yargılaması, suç isnadı altında bulunan kişinin özgürlüğü ve temel hakları üzerinde doğrudan sonuçlar doğurabilen niteliği nedeniyle, hukuki güvencelerin en hassas biçimde korunması gereken alanlardan biridir. Suçta ve cezada kanunilik, şahsi kusur sorumluluğu ve suçsuzluk karinesi gibi temel ilkeler, ceza yargılamasının her aşamasında gözetilmesi gereken başlıca güvenceleri oluşturmaktadır. Maddi gerçeğe ulaşma amacı taşıyan yargılamanın, bireyin hak ve özgürlüklerinden ödün verilmeden ve hukukun çizdiği sınırlar içerisinde yürütülmesi ise etkili bir hukuki temsil ve güçlü bir mesleki özen gerektirmektedir. Büromuz, bu hassasiyetin bilinciyle ceza ve ceza muhakemesi hukukunu temel uzmanlık alanlarından biri olarak benimsemekte ve ceza yargılamalarının her aşamasında kapsamlı hukuki destek sunmaktadır.

 Ceza soruşturmasının başladığı andan itibaren gerçekleştirilen her işlem, ilerleyen süreçte ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar bakımından önem taşımaktadır. Bu nedenle Büromuz, soruşturma ve kovuşturma aşamalarını birbirinden bağımsız değil, bir bütün olarak değerlendirmekte; delillerin hukuka uygunluğunu, lehe olan hususların ortaya çıkarılmasını, usule ilişkin güvencelerin korunmasını ve savunma hakkının etkin biçimde kullanılmasını titizlikle ele almaktadır. Ayrıca, kıdemli yargı geçmişinin kazandırdığı mesleki tecrübe ile akademik birikim ve dinamizmi bir araya getiren kadromuz, mevzuatın yanı sıra öğretideki gelişmeleri ve yargı uygulamasını yakından takip ederek her dosyanın kendine özgü koşullarına uygun bir hukuki yaklaşım geliştirmektedir.

 Ceza yargılamasının sonucunu yalnızca mahkeme önündeki savunmanın değil, soruşturmanın ilk aşamasından itibaren atılan hukuki adımların da belirleyebilmesi, sürecin başlangıcından itibaren dikkatli ve planlı biçimde yürütülmesini gerekli kılmaktadır. Bu aşamada yapılan bir işlemin, verilen bir ifadenin veya zamanında kullanılmayan bir hakkın yargılamanın ilerleyen aşamalarında telafisi güç sonuçlar doğurabilmesi mümkündür. Bu nedenle, ceza soruşturması veya kovuşturmasıyla karşı karşıya kalan kişilerin, hak ve menfaatlerinin etkin biçimde korunabilmesi ve savunma haklarının eksiksiz şekilde kullanılabilmesi için sürecin mümkün olan en erken aşamasından itibaren bir avukatın hukuki yardımından yararlanmaları büyük önem taşımaktadır. Özellikle soruşturma aşamasında alınan ifadeler, toplanan deliller ve gerçekleştirilen usul işlemleri, muhakemenin seyri ve sonucunu doğrudan etkileyebileceğinden, hukuki desteğin yargılamanın ilerleyen aşamalarına bırakılmaması hak kayıplarının önlenmesi bakımından belirleyici olabilmektedir.