Ceza Hukuku

   
 Ceza hukukunun temeli; suçta ve cezada kanunilik ilkesi ile şahsi kusur sorumluluğuna dayanır. Ceza yargılamasında kesin bir mahkûmiyet hükmü kurulmadığı müddetçe, suçsuzluk karinesi geçerlidir. Büromuz, kurulduğu günden bu yana ceza ve ceza muhakemesi hukukunu en öncelikli uzmanlık alanı olarak kabul etmiştir. Kıdemli yargı geçmişinin getirdiği mesleki tecrübe ile akademik yetkinliği ve dinamizmi bir araya getiren kadromuz, soruşturmanın başlangıcından kovuşturmanın nihayete ermesine kadar her aşamayı büyük bir titizlikle takip etmektedir. Ekibimizin, literatüre, mevzuata ve yargı kararlarına ilişkin derin bilgisi ve hakimiyeti; evrensel hukuk ilkeleri ile insan hakları çerçevesinde, ceza yargılamasının getirdiği hassasiyete uygun, profesyonel, etkin, hızlı ve sonuç odaklı bir temsil hizmeti sunulmasını sağlamaktadır.

 Ceza muhakemesi, maddi gerçeğe ulaşmayı hedeflerken bireyin temel hak ve özgürlüklerini de güvence altına almak zorundadır. Bu süreçte delillerin hukuka uygun yöntemlerle toplanması, lehe olan hususların tespit edilmesi ve savunma hakkının eksiksiz kullanılması yargılamanın kaderini belirler. Soruşturma ve kovuşturma evrelerindeki her usul işlemi, hükmün şekillenmesinde doğrudan rol oynar. Ceza yargılamasının bu karmaşık yapısı içinde iddia ve savunma dengesinin sağlanması, adil yargılanma hakkının en önemli unsurudur. Hak kayıplarının önüne geçilmesi ve yasal hakların koruma altına alınması, teknik bir hukuki bilgi birikimi gerektirir. Bu nedenle, sürecin ilk anından itibaren bir avukat vasıtasıyla takip edilmesi, hak arama özgürlüğünün etkin ve sağlıklı bir şekilde kullanılması açısından büyük önem arz etmektedir.