0

Seri Muhakeme Usulü Nedir? Şartları, Kapsamı ve Uygulama Süreci

Seri Muhakeme Usulü Nedir? Şartları, Kapsamı ve Uygulama Süreci

Giriş

 Ceza yargılamaları, suçun niteliğine, delillerin toplanmasına ve yargılama sürecinin işleyişine bağlı olarak uzun sürebilmektedir. Özellikle daha basit nitelikteki bazı suçlarda klasik yargılama usulünün uygulanması, hem yargı mercilerinin iş yükünü artırmakta hem de yargılamaların gereğinden fazla uzamasına neden olabilmektedir. Bu nedenle ceza muhakemesi hukukunda, belirli şartların varlığı hâlinde uygulanabilen bazı özel yargılama usulleri kabul edilmiştir. Bunlardan biri de seri muhakeme usulüdür.

 Seri muhakeme usulü, belirli suçlar bakımından uygulanabilen ve ceza muhakemesinin daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlayan özel bir usuldür. Ancak bu usul her suç bakımından uygulanmadığı gibi, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde uygulanabilmektedir.

 Bu yazımızda seri muhakeme usulünün ne olduğu, hangi suçlarda uygulanabildiği, nasıl işlediği genel hatlarıyla ele alınacaktır.

  1. Seri Muhakeme Usulü Nedir?

 Seri muhakeme usulü, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde düzenlenen özel bir ceza muhakemesi usulüdür. Bu usulde, kanunda belirtilen şartların gerçekleşmesi hâlinde soruşturma sürecinin sonunda Cumhuriyet savcısı tarafından belirli bir usul izlenerek yaptırım belirlenir ve mahkemeden buna uygun şekilde karar verilmesi talep edilir. Böylece klasik ceza yargılamasına kıyasla daha kısa sürede sonuca ulaşılması amaçlanır.

  1. Seri Muhakeme Usulünün Amacı

 Seri muhakeme usulünün temel amacı, ceza adalet sisteminin daha etkin ve hızlı işlemesini sağlamaktır. Kanun koyucu, özellikle kanunda sınırlı olarak sayılan bazı suçlar bakımından uzun yargılama süreçlerinin önüne geçebilmek ve ceza muhakemesini daha kısa sürede sonuçlandırabilmek amacıyla bu usulü kabul etmiştir. Bunun yanında seri muhakeme usulü, yalnızca yargı mercilerinin iş yükünün azaltılmasını değil; aynı zamanda şüphelinin hukuki durumunun makul sürede belirlenmesini de amaçlamaktadır.

  1. Seri Muhakeme Usulü Hangi Suçlarda Uygulanır?

 Seri muhakeme usulü yalnızca 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250. maddesinde tahdidi olarak sayılan suçlar bakımından uygulanabilir. Başka bir ifadeyle, kanunda açıkça belirtilmeyen bir suç hakkında seri muhakeme usulünün uygulanması mümkün değildir.

Buna göre seri muhakeme usulü;

  • Hakkı olmayan yere tecavüz (TCK m. 154/2 ve 3),
  • Genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması (TCK m. 170/1 ve 3),
  • Trafik güvenliğini tehlikeye sokma (TCK m. 179/2 ve 3),
  • Gürültüye neden olma (TCK m. 183),
  • Parada sahtecilik (TCK m. 197/2 ve 3),
  • Mühür bozma (TCK m. 203),
  • Resmî belgenin düzenlenmesinde yalan beyan (TCK m. 206),
  • Kumar oynanması için yer ve imkân sağlama (TCK m. 228/1),
  • Başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması (TCK m. 268),

suçları ile;

  • 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun’un 13. maddesinin üçüncü fıkrası ile 15. maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkralarında düzenlenen suçlar,
  • 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 93. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suç,
  • 1072 sayılı Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun’un 2. maddesinde düzenlenen suç,
  • 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2. maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinde düzenlenen suç

bakımından uygulanabilmektedir.

 Seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yalnızca suçun kapsam dâhilinde olması yeterli değildir. Kanunda öngörülen diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bir sonraki bölümde bu şartlar kısaca ele alınacaktır.

  1. Seri Muhakeme Usulünün Uygulanma Şartları

 Seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yalnızca suçun kanunda sayılan suçlardan biri olması yeterli değildir. Bunun yanında, öngörülen diğer şartların da birlikte gerçekleşmesi gerekir. Bu şartlardan herhangi birinin bulunmaması hâlinde ise soruşturma genel hükümlere göre yürütülmeye devam edilir.

 İlk olarak, soruşturma sonunda Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delile ulaşmış olması gerekir. Bunun yanında, aynı dosya hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmemiş olmalıdır. Kanun, bu iki şartın gerçekleşmesi hâlinde seri muhakeme usulünün uygulanacağını öngörmektedir.

 Bununla birlikte, seri muhakeme usulü tamamen şüphelinin özgür iradesine dayanmaktadır. Cumhuriyet savcısı, usulü uygulamadan önce şüpheliyi bu usul hakkında ayrıntılı şekilde bilgilendirir ve ardından seri muhakeme usulünü teklif eder. Şüpheli, bu teklifi müdafii huzurunda kabul ettiği takdirde seri muhakeme usulü uygulanabilir. Şüphelinin teklifi kabul etmemesi veya daha sonra usul tamamlanmadan önce bu iradesinden vazgeçmesi hâlinde ise soruşturma genel hükümlere göre devam eder.

 Kanun ayrıca bazı hâllerde seri muhakeme usulünün uygulanamayacağını da açıkça düzenlemiştir. Buna göre;

  • Yaş küçüklüğü veya akıl hastalığı nedeniyle ceza sorumluluğuna ilişkin özel hükümlerin uygulanması gereken kişiler hakkında,
  • Suçun iştirak hâlinde işlenmesi durumunda şüphelilerden birinin seri muhakeme usulünü kabul etmemesi hâlinde,
  • Seri muhakeme kapsamındaki bir suçun, bu kapsamda bulunmayan başka bir suçla birlikte işlenmesi durumunda,
  • Şüpheliye resmî kayıtlardaki adresinde ulaşılamaması, yurt dışında bulunması veya başka bir nedenle usulün teklif edilememesi hâllerinde,

seri muhakeme usulü uygulanamaz.

 Öte yandan, seri muhakeme usulüne ilişkin önemli güvenceler de bulunmaktadır. Şüphelinin bu usulü kabul ettiğine ilişkin beyanları, seri muhakeme usulünün herhangi bir nedenle tamamlanamaması veya dosyanın genel hükümlere göre yürütülmesine karar verilmesi hâlinde, sonraki soruşturma ve kovuşturma aşamalarında delil olarak kullanılamaz.

 Bu şartların tamamının gerçekleşmesi hâlinde ise Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulünü uygular ve kanunda öngörülen yöntem doğrultusunda yaptırımı belirleyerek dosyayı görevli mahkemeye gönderir.

  1. Seri Muhakeme Usulü Nasıl İşler?

 Cumhuriyet savcısının seri muhakeme usulünü uygulamaya karar vermesi ve şüphelinin bu usulü kabul etmesinin ardından, savcılık tarafından kanunda öngörülen esaslara göre yaptırım belirlenir. Belirlenen yaptırım ile usule ilişkin diğer bilgileri içeren talepname hazırlanarak görevli mahkemeye gönderilir. Mahkeme ise dosya kendisine ulaştıktan sonra öncelikle seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin kanuni şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceler. Bu kapsamda şüpheli dinlenir ve usulün kanunda öngörülen şartlara uygun şekilde uygulanıp uygulanmadığı değerlendirilir.

 Mahkemenin, seri muhakeme usulünün kapsamına giren bir suçun bulunduğu, şüphelinin usulü özgür iradesiyle kabul ettiği ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine ulaşması hâlinde, Cumhuriyet savcısının talep yazısında belirttiği yaptırımdan daha ağır olmamak üzere kanunda öngörülen esaslar doğrultusunda hüküm kurulur. Buna karşılık, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmediğinin tespit edilmesi durumunda talep reddedilir ve dosya soruşturmanın genel hükümlere göre tamamlanması amacıyla Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilir. Ayrıca, şüphelinin mazeretsiz olarak mahkemedeki işleme katılmaması hâlinde seri muhakeme usulünden vazgeçtiği kabul edilir. Bu durumda da soruşturma, genel hükümlere göre yürütülmeye devam eder.

 Görüldüğü üzere seri muhakeme usulünde mahkemenin görevi, klasik ceza yargılamasında olduğu gibi tüm delilleri yeniden değerlendirerek uzun bir yargılama yapmak değildir. Mahkeme, kanunda öngörülen şartların gerçekleşip gerçekleşmediğini inceleyerek usule uygun şekilde hüküm kurmaktadır.

  1. Seri Muhakeme Usulünde Ceza Nasıl Belirlenir?

 Seri muhakeme usulünün en önemli özelliklerinden biri, yaptırımın belirlenme şeklidir. Şüphelinin usulü kabul etmesi üzerine Cumhuriyet savcısı, cezanın belirlenmesinde Türk Ceza Kanunu’nda yer alan genel ceza belirleme esaslarını dikkate alır. Buna göre öncelikle suç için kanunda öngörülen alt ve üst sınırlar arasında temel ceza belirlenir.

 Temel cezanın belirlenmesinin ardından, uygulanması gerekiyorsa zincirleme suça ilişkin hükümler de dikkate alınır. Daha sonra ise kanun gereği belirlenen ceza üzerinden yarı oranında indirim uygulanır. Seri muhakeme usulünün en önemli sonuçlarından biri de bu indirimin kanundan kaynaklanmasıdır.

 Bununla birlikte, belirlenen yaptırımın niteliğine göre kanunda öngörülen bazı kurumların uygulanması da mümkün olabilmektedir. Şartlarının bulunması hâlinde hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilebilmekte veya ertelenebilmekte; yine gerekli koşulların varlığı hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler de uygulanabilmektedir. Ancak bu hususlar, her somut olayın kendi özellikleri çerçevesinde ayrıca değerlendirilmektedir.

 Önemle belirtmek gerekir ki seri muhakeme usulünün uygulanması, güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanmasına engel değildir. Başka bir ifadeyle, kanunda güvenlik tedbiri öngörülen hâllerde seri muhakeme usulünün uygulanmış olması bu tedbirlerin uygulanmasını ortadan kaldırmaz.

  1. Seri Muhakeme Usulünde Verilen Karara Karşı İtiraz Edilebilir mi?

 Seri muhakeme usulü sonucunda mahkeme tarafından verilen karar kesin değildir. Kanun, bu hükme karşı itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini açıkça düzenlemiştir. Dolayısıyla seri muhakeme usulü kapsamında verilen bir mahkûmiyet kararına karşı, kanunda öngörülen süre ve usule uygun olarak itiraz edilmesi mümkündür.

 Seri muhakeme usulü her ne kadar yargılamanın daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlasa da, kanun koyucu tarafların temel usul güvencelerini korumaya devam etmiş ve verilen hükümlerin yargısal denetime tabi olmasını sağlamıştır.

Sonuç

 Seri muhakeme usulü, belirli suçlar bakımından ceza muhakemesinin daha kısa sürede sonuçlandırılmasını amaçlayan özel bir muhakeme usulüdür. Ancak bu usul her olayda uygulanmamakta; yalnızca kanunda açıkça sayılan suçlar bakımından ve gerekli şartların birlikte gerçekleşmesi hâlinde gündeme gelmektedir. Ayrıca usulün uygulanması, şüphelinin bilgilendirilmesi ve kanunda öngörülen güvencelerin sağlanması gibi önemli usul kurallarına da bağlıdır.

 Her ne kadar seri muhakeme usulü klasik ceza yargılamasına göre daha hızlı sonuç alınmasını sağlasa da, bu usulün kabul edilmesi şüpheli açısından önemli hukuki sonuçlar doğurabilmektedir. Bu nedenle, seri muhakeme usulünün teklif edildiği durumlarda sürecin hukuki sonuçlarının dikkatlice değerlendirilmesi ve karar verilmeden önce hak ve yükümlülüklerin bilinmesi büyük önem taşımaktadır.

 Ceza soruşturmaları, olayın özelliklerine göre farklı hukuki değerlendirmeler gerektirebilir. Bu nedenle seri muhakeme usulüyle karşı karşıya kalan kişilerin, hak kaybı yaşamamaları ve süreci doğru şekilde yönetebilmeleri için somut olayın özelliklerine göre hukuki destek almaları faydalı olacaktır.

 

Av. Oğuz KILINÇ

Antalya Barosu (10950)

Bir yanıt yazın

Your email address will not be published. Required fields are marked *

error: